“-Salyangozlarda dus gorur...
-boceklerde oyle...”
Hayatiniz boyunca kose bucak kactiginiz seyin aslinda kendiniz oldugunu kesfettiginizde ne yaparsiniz?
Nasil devam edersiniz kacmaya...ya da inatla soluk almaya..farketmiyor gibi gozukmeye..nasil?
ne yapar edersiniz butun gunler ve geceler boyu kendinize katlanmak icin..
gozlemlersiniz..digerleri nasil basediyor bununla,bakarsiniz..onlardan ornekler toplarsiniz..
bir bocekbilimci gibi butun kucuk parcalari biraraya getirir saciniza basiniza surer, arada sirada beton duvarlara sinirli yumruklar atarsiniz.
Ellerinizi parcalayana kadar dezenfekte edersiniz. Durmadan birseyleri temizlemeye calisirsiniz.
Evinizi, arabanizi, bedeninizi, oturdugunuz yerdeki masalari sandalyeleri, karla kapanan evinizin onunu..
peki ya kendiniz? İcinizde bas koseye kurulmus oturan o yabani hayvani..onu nasil temizlersiniz?
Baska bir yere,zamana ya da mekana ait oldugunuzu hissettiginiz olmadi mi hic?
Bir an olsun gozleriniz dusup, bir duvara yaslandiginiz, bir iskemleye cokup derin bir ic cekisiniz olmadi mi hic?
Hic soylemediniz mi kendinize aslinda herseyin sizinle varoldugunu. Herseyin sizinle beraber yitecegini..
varliginizla varolan bir dunyada oldugunuzu..sizin varliginiz olmadan ayakta duramayacak bir dunyada..
nicin kendinizi bu kadar muazzam ve bu kadar onemsiz buldugunuzu hic dusunmediniz mi?
İci doldurulmus olu hayvanlariz koca bir salonun duvarlarini susleyen..
gozlerimizin yerine kirilmaz camlar dosenmis..
ama inatla dus gormeye kosuyoruz..
avuclarimiz terliyor, sirtimiz urpererek uyaniyoruz sabaha...
ve hep ayni dusu gorerek dogruluyoruz....
keske bir de ellerimiz olsaydi!